KRALİÇE MARGOT ( LA REİNE MARGOT )

Mayıs 18, 2008 · Kategori: SINEMA AMENIS

  Efendim yatağıma uzandım ve son aldığım phılıps dvd ile ilk filmimi izlemek üzere bastım play tuşuna kumandanın.Yine uzun yıllar önce izlemem gereken ama ön yargılarımın olduğu bir film seçmiştim bu sefer. Sıkıcı bir film olduğunu düşünüyordum nedense. Ama yanılacak ve kendimden utanacak bir daha asla ön yargılı olmayacağıma dair söz verecektim filmin sonunda kendime :)

 

  La Reine Margot filmimizin adı.Hemen söylemeliyim kostümler ve mekanlar o kadar kusursuzduki ağzım açık kaldı.Ana karakterler dışında yardımcı oyuncular ve figüranlarda cesurca oynamışlar ve fevkaladenin fevkinde bir film ortaya çıkmış. Daha öncede cesur filmler izlemiştim ama bunun yeri ayrı kalacak efendim bende.

 

Filmde kim kiminle ne yapıyor anlamıyorsunuz ama o kadar cesur sahneler varki sonunda hepsini bir araya toplayınca birden başınızda bir ampul beliriyor ve anlıyorsunuz neyin ne olduğunu.Filmi size şöyle özetliyim efendim.Fransa ağustos 1572 din savaşları yüzünden harap edilmiş.Kral dokuzuncu Charles de bu savaşın sonlanmasını sağlayacak planın kız kardeşi Margot'u Protestan olan Henri De Navarre'yle evlendirmek olduğunu düşünür.Tabikide Annesi,Erkek Kardeşleri ve Saray Büyükleride böyle düşünmesi için baya bir zorlarlar dokuzuncu Charles'i. Düğün günü Parise binlerce Protestan gelir davetli ve davetsiz olarak.Düğün olur ve altı gün sonra Margot'un annesi Catherina de Medic'in entrikaları ve kışkırtmalarıyla Aziz Bartholomew katliamı gerçekleşir.Düğün için Parise gelen binlerce Protestan zalimce ve gaddarca öldürülür.La Mole adlı bir Protestan kurtulur ve daha önce Margot'un sokakta seviştiği kadın olduğunu bilmeden ona sığınır.Margot onun bakımını üslenir tabikide Aşık'da olur...


  Margot sarayda her gün farklı erkeklerle yatan hatta kardeşleriyle bile birlikte olan gününü gün eden bir kadındır.Ne zaman karşısına La Mole çıkıncaya kadar.Filmin içeriğinde aşkı, şiddeti,entrikayı,ihaneti,katliamı ve aile içi ilişkileri(enses) bulabiliyorsunuz.Bence izlenmesi gereken ender filmlerden biri efendim. Alexandre Dumas'nın büyük eserinden usta Fransız yönetmen Patrice Chereau'nun sinemaya uyarladığı 1994 yılı yapımda Fransa'nın birbirinden usta aktör ve aktrisler rol almışlardır.Onaltıncı yüzyılın Fransa'sına yöneltilmiş sert ve etkili bir bakışla birlikte cesur sahnelerin yer aldığı filmin müziklerini Saraybosna doğumlu ünlü müzisyen Garon Bregovic hazırlamış.Gösterime çıktığı 1994 yılının en çok gişe hasılatı yapan filmin yine 1994 Cannes Film Festivali jüri özel ödülü,en iyi kadın oyuncu ödülü ve 1995 yılında Cesar Ödülleri en iyi kadın oyuncu,en iyi görüntü,en iyi kostüm,en iyi yardımcı erkek oyuncu,en iyi yardımcı kadın oyuncu ödüllerini toplamış.Benden bu kadar efendim alın dvd'sini izleyin.Ama sakın korsan dvd almayın eğer korsan alırsanız ekstralar mahrum kalacaksınız. 


Tür : Dram / Tarihi
Yönetmen :
Patrice Chéreau
Senaryo :
Danièle Thompson , Patrice Chéreau , Alexandre Dumas (Kitap)
Görüntü Yönetmeni :
Philippe Rousselot
Müzik :
Goran Bregovic
Yapım :
1994, Fransa / İtalya / Almanya , 162 dk.

Oyuncular

Isabelle Adjani (Margot) , Jean-Hugues Anglade (9. Charles) , Daniel Auteuil (Henri) , Vincent Pérez (La Môle) , Virna Lisi (Catherine de Medici) , Dominique Blanc (Henriette de Nevers) , Pascal Greggory (Anjou)
24 Ağustos 1572 gecesi yaşananlar, St. Bartholomew katliamı olarak biliniyor. Bu katliamla birlikte, Fransa topraklarını kasıp kavuran bir mezhepler savaşı da başlamıştır. Taraflar arasında barışı sağlamak için, asiller arasında zoraki bir evlilik ayarlanır. Aciz kral 9. Charles'ın kız kardeşi Margot de Valois ile Hugenot kralı Henri de Navarre evlenecektir. Catherine de Medici ise, iktidarı ele geçirmek için cinayet, entrika ve zehirlerle ölümcül bir mücadele yürütmektedir.

İntikam, aşk, nefret... Bu alışılmış saray temalarının yanısıra, 16. yüzyıl Fransa'sını saran kaosa yöneltilmiş sert ve etkili bir bakış ve ensest ilişki içeren sahneler var filmde.

 

 

 

Paris’te bir kanlı gece

“Kraliçe Margot” /
Orj: La Reine Margot
Yön: Patrice Chereau
Oyn: Isabelle Adjani, Daniel Auteuil, JeanHughes Anglade, Vincent Perez,


1990’ların en önemli yapıtlarından biri olan Kraliçe Margot CNBC-e ekranlarından bugün saat 21.30'da televizyon seyircisiyle buluşacak. Alexandre Dumas’nın romanından beyazperdeye aktarılan film 16. yüzyıl Fransa’sında yaşanan mezhepler savaşını bütün gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.


La Reine Margot filmi, birçok festivalde çeşitli ödüller kazanmış, ülkemizde de haftalarca salonlardaki yerini koruyarak, önemli bir gişe başarısına imza atmıştı. Ortaçağ Avrupası’nın Protestan ve Katolik ayrımı sebebiyle kan gölüne döndüğü döneme ışık tutan Kraliçe Margot, Medici hanedanının egemenliğinde olan Fransa’nın büyük dini çekişmelere ve kanlı olaylara gebe olması ile başlayan süreci hatırlatarak başlıyor. Kralın kız kardeşi Margot (İ. Adjani) Katolik olduğu halde Protestan olan Henri (D. Auteuil) ile kendi rızası olmadan evlendirilince, olayların patlak vermesi ve bir gecede Paris’te 2000 kişinin öldürülmesi ise filmin doruk noktası.
Günümüzde sıkça dile getirilen medeniyetler çatışması ve dinler savaşı tartışması aslında ortaçağ Avrupası’nda hem de aynı dine mensup insanların birbirlerini ortadan kaldırmak için giriştiği katliamlarla bir tarihi geçmişe sahip. Kraliçe Margot ismi ise, tarihin ilginç kırılma anları içerisinde önemli bir yere sahip. Belki bu yüzden hayatı filme alınan Kraliçe Margot bu kadar ilgi çekti. Ancak tarihi gerçeklikler ve karakteristik derinlikler kitapların yanısıra birazda senaristin ve yönetmenin bakış açısıyla şekillenebiliyor. Buradan hareketle realite ne kadar kendini ortaya çıkarabiliyor tartışmaya açık. Hele dinsel çatışmalar üzerine ise yaptığınız, çok daha hassas bir çizgi üzerinde hareket etmelisiniz. Sanırız Kraliçe Margot bu hassas çizgiye dikkat eden ender yapıtlardan.


Yönetmen Patrice Chereau, eserinde popüler sanatı kullanmasına rağmen tarihin acıtan yönünü, dönemin karanlık anlayışını bütün çıplaklığıyla sunarak dengelemiş. Filmin içerdiği bazı şiddet sahneleri her ne kadar bizleri rahatsız etse de insanlaın ‘kırdırılması’nı görmemiz açısından Kraliçe Margot’u izlenebilirler arasına almamızı sağlıyor. Sinema sektöründe yazar, yönetmen ve oyuncu olarak çalışan filmin yönetmeni Patrice Chereau, 1974 yılında senaryosunu da yazdığı ‘La Chair de l’orchidée’ ile ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştirdi. 1983’te yazıp, yönettiği ‘L’ Homme Blesse’ ile ‘En İyi Senaryo’ dalında Cesar Ödülü’ne layık görüldü. 1994 yılında ise ‘La Reine Margot’ (Kraliçe Margot) ile Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye aday gösterildi ve ‘Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. Aktör olarak ‘Danton’, ‘Weda’an Bonapart’ ve ‘The Last of the Mohicans’ (Son Mohikan)’da rol aldı... ‘Ceux Qui M’aiment Prendront le Train’ ile Cesar Ödülü’nü bir kez daha kazanan Chereau, son filmi, ‘Intimacy’ (Mahremiyet) ile Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı Ödülü’ne layık görüldü... ‘‘Çingeneler Zamanı’’, ‘‘Yeraltı’’ gibi çalışmalarıyla daha önceden tanıdığımız Goran Bregoviç’in de filmin müziklerini yaptığını hatırlatalım.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

BROKEBACK MOUNTAIN...

Mayıs 5, 2008 · Kategori: SINEMA AMENIS

Koltuğuma kuruldum,mısırımı patlattım uzun süre önce izlemem gereken filmi aylar hatta seneler sonra izliyecektim.Ben her filmi izlerken çok çok heyecanlanıyorum.Beni filmin ana karakterleri dışında yardımcı oyuncu ve figüranlarda çok ilgilendiriyor işimin gereği.Bayılıyorum timinglerine ve senkronlarına.Adamlar bu işi biliyor.Bizdeyse hala dayımızın oğlu,halamızın kızları çalışıyor setlerde :).Herneyse böyle yazıncada setlerdeki arkadaşlarım kızıyor bana :)...

 

 

 Efendim dediğim gibi heyecanla izlemeyi beklediğim ama her izleme teşebbüsümde bir vukuatla kaşılaşıp izleyemediğim film olan BROKEBACK DAĞI'nı (BROKEBACK MOUNTAIN) odamın kapısınıda kitledikden sonra izlemeye başladım.Ön yargılı izlemeye başladığım filmde gittikçe abartısız bir dille aykırı yaşamında romantik bir aşka dönüşebileceğini gördüm.Tabikide günümüz Türkiye'sinde artık bu tarz filmleri gayet mantıklı izleyebilen bir kitle var ama en basit örneği ile anlatıyorum size ''bir dvd markette Brokeback Dağı dvdsine bakıyorum yanda iki gençden arkadaşımız filmi bulmuşlar yorumluyorlar.Ama yorumlar o kadar namüsayit bir durumdaki ben burda yayınlıyamıyacağım'' yani koskoca yazılarla 3 dalda OSCAR ödülü ''En iyi Yönetmen'' En iyi Orjinal Müzik'' ''En iyi Senaryo'' En İyi Film olmak üzere 4 Dalda BAFTA Ödülü görmüyorlar ve bunun üzerine tartışmıyorlarda efendim fil i...ne filmiymiş onu tartışıyorlar.İşte malesef bu mantık yüzünden belli bir sınırı aşamıyoruz filmlerimizde...

 

 Öncelikle göze batanllar Jake Gyllenhall ve Heath Ledger  oluyor.Gerçekten kusursuz ve profesyonelce sergilemişler oyunculuklarını.Bunun dışında Anne Hatthaway ve Michelle Wıllıams da kendilerini düşen görevlerini en güzel şekilde göstermişler.Filmin genel konusu ise şöyle.

''1963 yılı.Wyoming,Signal'da erken saatlerde Ennis Del Mar(Heath Ladger) ve Jack Tiwist(Jake Gyllenhall) bölgenin çifçilerinden iş bulabilmek için geldikleri Joe Aguirre'in(Randy Quaid) ofisinde tanışırlar.İkisinin doğdukları Dünya hızla değişmekte ama çok yavaş gelişmektedir.Kendileri için çizilmiş yolun sürekli iş bulmak,evlenmek ve bir aile kurmak olduğunun farkındalardır.Lakin ikisininde ifade edemediği bir şeye karşı açlık hissetmektedirler.Aquirre ikisini o yaz muhteşem Brokeback Dağı'na çoban olarak yolladığında aralarında önce dostluk,sonra beklenmedik bir şekilde ömür boyu sürecek bir bağ kurulur.Sorunlar,aileler,aşklar,evlilikler,sevinçler ve trajedilerle dolu yıllar sürecek sıra dışı bir aşk hikayesi''

 

kısa kısa...

 

2005 yılının en çok konuşulan ve çok iyi sinematogrisi olan ve gerçek oyuncu performansı olan bir film.

 

Pulitzer ödüllü  Annie Proulx'in kısa hikayesinden uyarlanan film üzücü bir hikayeyi ve imkansız aşkı anlatıyor...

 

Karakterlerin birbirlerine aşık olmaları seyirciyi şaşırtıyor..

 

Enfes..Yıllardır Amerika'dan çıkan önemli bir film.Sıradışı...(The Guardin)

 

Türkiye'de filme 18 yaş sınırlaması getirildi...

 

 

 Evet herşeyin bizler için olduğu Dünyada belki başımıza ummadık bir anda gelebilecek olan aşkların farklı bir dille anlatıldığı filmde gerçekten bir şeyleri anlayıp saygı duymak gerektiğini düşündürecek olan film izlenmeye değer doğrusu.ben büyük bir heyecanla izledim ve gayet memnun kaldım.Dünyaca ünlü bir filmi bu kadar zaman sonra izlediğim içinde kulaklarımı çektim merak etmeyin.Filmin sonrasında Heath Ledger'in aramızda olamayışının ve bir daha böyle cesur filmlerde yer alamıyacağını düşünmek biraz beni üzdü.Umarım uzaklardan bu yazımı okuyordur.

 

 

 

 Tabikide Ang Lee Filmi...Kendisi hakkında ayrıca bir makalede uzun uzun yazacağım için şimdilik yorumsuzum.Kesinlikle esçinsel kovboy filminden çok daha fazlası var senaryoda.

 

 Bu arada dvd içeriğinde sizleri bekleyen süprizler var.Bunları merak edenlerin en kısa zamanda bir dvd marketten filmin orjinal dvdsini almasını öneriyorum.Korsan alırsanız sizi bekleyen süprizleri izleyememekle beraber kötü ses ve görüntüde filmi izler ve zevk alamazsınız.

 

Brokeback Dağı filmi
   
 Yönetmen ANG LEE
 Senaryo E. Annie Proulx, Larry McMurtry
 Oyuncular Heath Ledger, Jake Gyllenhaal, Randy Quaid, Anne Hathaway, Michelle Williams
 Filmin Türü Drama, Romantik
 Vizyon Tarihi 24.03.2006
BROKEBACK MOUNTAIN FİLMROGRAFİSİ

 

Film Ekibi

Orijinal Adı Brokeback Mountain
Yönetmen  Ang Lee
Senaryo  E. Annie Proulx   (Hikaye)
Larry McMurtry
Diana Ossana
Oyuncu  Heath Ledger   (Ennis Del Mar)
Jake Gyllenhaal   (Jack Twist)
Randy Quaid   (Joe Aguirre)
Anne Hathaway   (Lureen Newsome)
Michelle Williams   (Alma)
Valerie Planche   (Waitress)
Graham Beckel   (L.B. Newsome)
David Harbour   (Randall Malone)
Kate Mara   (Alma Jr., 19 yaşında)
Roberta Maxwell   (Jack'in Annesi)
Peter McRobbie   (John Twist)
Anna Faris   (LaShawn Malone)
Linda Cardellini   (Cassie)
Scott Michael Campbell   (Monroe)
David Trimble   (Basque)
Görüntü Yönetmeni  Rodrigo Prieto
Sanat Yönetmeni  Laura Ballinger
Kostüm  Marit Allen
Müzik  Gustavo Santaolalla
Marcelo Zarvos
Makyaj  Mary-Lou Green-Benvenuti
Manlio Rocchetti
Yapımcı  Michael Costigan
Tom Cox
Scott Ferguson
Özel Efektler  Maurice Routly
Ara Khanikian   (Görsel Efekt)
Uyarlama  Geraldine Peroni
Dylan Tichenor
Oyuncu Seçimi  Deb Green
Avy Kaufman
Üretim Yönetmeni  Judy Becker
Ses  Marko A. Costanzo
Michael J. Fox
Eugene Gearty
Yapımcı Firma  Alberta Filmworks Inc.
Focus Features
Yapımcı Firma River Road Entertainment
Yapım Yılı 2005
Yapım Ülkesi ABD
Filmin Süresi 134 dakika
Filmin Resmi Sitesi  http://www.brokebackmountain.com/
Dağıtıcı Firma Warner Bros
Orijinal Dili İngilizce
Vizyon Tarihi

24.03.2006

 

 

 

 

 

EDİTÖR:ECK

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

''KABADAYI'' BÜYÜK HESAPLAŞMA...

Nisan 13, 2008 · Kategori: SINEMA AMENIS

 Bundan böyle sizlere sinemadanda bahsedicem sevgili okurlarım.Bu hafta Kabadayı'yı masaya yatırıyorum.Umarım bu naçizane bilgilendirmelerimi beğenirsiniz.İyi Okumalar.

 

KaBaDaYı

 

 Ali Osman (ŞENER ŞEN) zamanın ünlü kabadayılarındandır ama zamanla bu beladan elini ayağını çekmiş ve kendine eski hayatına göre daha masum sayılacak bir iş yapıyor.Halı saha işletmecisiliğinin yanında birde kumar oynatıyor.Eski günerini düşündükçe yaptıklarından pişmandır ama son pişmanlığında fayda etmediğini bilmektedir. Yıllar önce Afet (SELMA KUTLUĞ) adında bir kadınla aşk yaşamış,cezaevine düşünce Afeti kaybetmiştir.Bir gün Afeti tesadüfen ölüm döşeğinde bulur.Ve bu buluşmanın ardından yaşlı adamın hayatı birden değişir.Ölüm döşeğindeki Afet bir oğullarının olduğunu açıklar son nefeste.Ali Osman bu gerçekle sarsılır ve oğlunu arar bulur.

 

 Bunca yıl sonra kendisinden bihaber yaşayan babasını karşısında görmekten hoşlanmayan Murat (İSMAİL HACIOĞLU) tepkilidir.Kız arkdaşı Karaca'nın (ASLI TANDOĞAN) eski sevgilisi pisikopat mafya Devaran (KENAN İMİRZALIOĞLU) ile başı fena halde derttedir.Devran Karaca'yı geri kazanabilmek için Murat'ın canına kast etmektedir.Oğlunun zor durumda olduğunu gören Ali Osman bu duruma dahil olmuştur.

 

 Herşey Güzel Olacak ve İnşaat filmlerinden tanıdığımız Ömer Vargı yıllardır Yavuz Turgul'un yazdığı bu senaryoyu çekmeyi bekliyormuş.Oyuncularla buyuk bir uyum içinde çalıştıklarnı filmi izledikden sonra hemen anlıyoruz.Gönül Yarası ile Altın Portakal En iyi erkek oyuncu ödülünü aldıkdan üç sene sonra Kabadayı'yla sinemaya geri dönen Şener Şen kuşkusuz Türk izleyicisinin beyaz perdede görmekten en çok keyif aldıkları oyunculardan biri.Yeteneği tecrübesi ve mutevaziliği ile gönüllere taht kurmuş büyük Usta insanlara yararının dokunamayacağı projelerde yer almak istemediğini dile getirmiş.

 

 Daha öncede yer altı dünyasına karışmış ama iyiliği kaybetmemiş karakterlerde izlediğimiz Kenan İmirzalıoğlu'nu  kariyerinde ilk kez kötü bir karakterede izliyoruz.Filmin bir sahnesinde dansöz kiyafeti giyerek yeteneğinin yanı sıra profesyonel ve cesaretli bir oyuncu olduğunu kanıtlayan gen aktör,hikaye gerektiriyorsa sınır tanımayacağınıda daha önce belirmişti.

 

 Ali Osman'nın oğlu rölünde Siyad ve Altın Portakal Umut Vaat Eden oyuncu ödüllü İsmail Hacıoğlu karşımıza çıkıyor.Şener Şen'de kendini kanıtlamış bir oyuncu yorumunu alarak kariyerine emin adımlarla ilerlediğini kanıtlıyor.Kabadayı teklif edildiğinde düşünmeden kabul etmiş.O insanlarla aynı sette olmak için gerekirse çay dağıtırım diyerek sinema yazarlarının umudunu boşa çıkarmamış oluyor.

 

 Aslı Tandoğan'nın ilk sinema filmi.Karaca karakterini canlandıran Tandoğan gerek eleştirmenlerden gerek rol arkadaşlarından olumlu yorumlar almış.İlk sinema filminde usta isimlerle oynamaktan büyük keyf alan Tandoğan müzik eğitimli olmasıda rolü kapmasında büyük etken olmuş.

 

 Büyük rol Küçük rol demeden kopleks yapmadan herkesin inanarak çalıştığı filmde Ali Osman'nın eşcinsel kardeşiSürmeli'yi Rasim Öztekin canlandırıyor.Büyük bir süpris olan bu isim performansıyla izleyenleri büyüledi.Ali Osman'nın sağ kolunu ise Ruhi Sarı oynuyor.Kabadayı gösterime girdiği ilk haftada 540.259 kişi izlemiş.Sölemeden geçemiyecem.

 

İzleyemeyenlerin Dvd'sini alıp evlerinde guzel saatler geçirmelerini tavsiye ediyorum.Dvd içeriğinde çıkarılmış sahneler,kamera arkası,görme engelliler için sesli betim,işitme engelliler için altyazı,Beyaz Show,Genç Bakış,Şeffaf Oda ve Hayatım Sinema gibi çeşitli televizyon progamlarından derlenen keyifli dakikalar da sizleri bekliyor.Korsan Dvd alırsanız bunların hiç biri sizlerle olamıyacak bilginize canım.....

 

İyi Seyirler.

 

 

Editör : ECK

 

BASIN BÜLTENİ...

 

Başrollerini ŞENER ŞEN, KENAN İMİRZALIOĞLU, İSMAİL HACIOĞLU,

RASİM ÖZTEKİN ve ASLI TANDOĞAN’ın paylaştığı “KABADAYI” 14 Aralık

2007 Cuma günü vizyona giriyor. Senaryosu YAVUZ TURGUL’a ait olan,

yönetmenliğini ise ÖMER VARGI’nın yapmış olduğu “KABADAYI” 2007 yılının en iddialı sinema filmi…

 

“Eşkıya”, “Gönül Yarası”, “Herşey Çok Güzel Olacak” ve “İnşaat” filmlerin yapımcısı FİLMACASS ile “Hababam Sınıfı Askerde”, “Hababam Sınıfı 3,5”, “Maskeli Beşler Irak” ve Sınavfilmlerinin yapımcısı FİDA FİLM’in ortak yapımı olan “KABADAYI”’nın çekimleri 7 hafta sürdü. Filmde yaklaşık 30 farklı mekan kullanıldı. Filmin müziklerini hazırlayan BENJAMIN WALKEN BELADI, “Tutku: Hz. İsa’nın Çilesi”, “The Island (Ada)”, “The Recruit (Çaylak)” gibi ünlü filmlerin müziklerinde imzası olan bir besteci / müzisyen. Afiş ve görsel tasarım kampanyasının ardındaki isim ise “Kill Bill”, “Kingdom of Heaven”, “Cold Mountain” gibi Hollywood prodüksiyonlarının tasarımlarını yapan ödüllü tasarımcı EMRAH YÜCEL.

 

Post prodüksiyon çalışmaları Filmacass ve Sinefekt Film Laboratuarlarında devam eden filmin sesleri İngiltere’nin ünlü Zound stüdyolarında yapılmakta. Filmin yurtiçi dağıtımı United International Pictures (UIP), yurtdışı dağıtımı ise Maxximum tarafından gerçekleştirilecek

.

KABADAYI FİLMA-CASS ve FİDA FİLM ortaklığıyla 14 ARALIK 2007’de

yurtiçinde ve yurtdışında yaklaşık 400 kopya ile sinema izleyicileriyle buluşacak.

Konu: “Meşhur Kabadayılardan Ali Osman (Şener Şen) eski günlerine veda etmiştir.

 

Beklenmedik bir anda yıllardır görmediği ve aşık olduğu kadının izini bulur ve bir oğlu olduğu haberiyle sarsılır. Oğlu Murat (İsmail Hacıoğlu) ve sevgilisi Karaca (Aslı Tandoğan) ile bir barda çalışmaktadırlar. Karaca’ya yıllardır aşık olan mafya üyesi Devran (Kenan İmirzalıoğlu) ise kızı geri alabilmek için herşeyi göze almıştır. Ali Osman’ın artık tek amacı oğlu Murat ve sevgilisi Karaca’yı canı pahasına korumaktır. Devran için hayattaki tek amaç Karaca’dır ve yoluna çıkan herşeyi ve herkesi yok etmeye hazırdır….”

 

 

OYUNCULAR

Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu, Aslı Tandoğan, Rasim Öztekin,

Süleyman Turan, Ruhi Sarı, Rana Cabbar, Kemal İnci, Dursun Ali Sarıoğlu, Ayberk Atilla, Ferdi Akarnur, Atilla Pekdemir, Tarık Ünlüoğlu, Ulgar Manzakoğlu, Candan Sabuncu, Selma Kutluğ, Tuncay Beyazıt, Samim Baki

 

KÜNYE

YÖNETMEN: Ömer Vargı

SENARYO: Yavuz Turgul

YAPIMCI: Mine Vargı, Ömer Vargı, Murat Akdilek

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: Ferenc Pap

MÜZİK: Benjamin Walken Beladi

YAPIM KOORDİNATÖRÜ: Pelin Ekinci Kaya

UYGULAYICI YAPIMCI: Gökhan Sözeri

SANAT YÖNETMENİ: Tolunay Türköz

YÖNETMEN YARDIMCISI: Tolgay Ziyal, Ayhan Özen, Yeşim Ataman Yazıcı

KURGU: Bülent Taşar

SES: Tamas Csaba

 

Alıntılar İçin Home Video Dergisine ve www.kabadayifilm.com aTeşekkürler.... 

 

Bu arada Kanal D'nin yeni bir sinema dvd  dergisi olan HOME VİDEO ilk sayısı tüm bayilerde.Abartısız çok keyifli bir dergi.Yeterince bilgilendiriyor ve her sayısında bir orjinal bir Dvd hediye ediyor.Mutlaka almalısınız diyorum ben.Alınca zaten ne anlatmak istediğimi şıp diye anlıyacaksınız....Beni İzlemeye Devam Edin Sanırım :)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!