Ömür Gibidir...

2014-04-29 02:53:00

ömür gibidir bazı aşklar. aşık olduğunuz ilk andan itibaren ilmek ilmek işler zamanın verdiği kırışıklıklara sevginiz. sararmış fotoğraflardaki gözyaşlarına dokunursunuz ama hissedemezsiniz. oysa nasırlaşmadan önce kalbiniz, hissederdiniz o göz yaşlarının verdiği acıyı ve mutluluğu. herkes gitmiştir uzaklara. aşkınız, arkadaşınız, aileniz... hani bir jiletle küçük bir kesik atıp kolunuza ''Bundan sonra kankardeşiz, ölümüzde bir dirimizde'' diyenler zamanla silüet olmuştur sessizce. çok heyecanlanır yaşlı kalbiniz o silüetlere benzer görünce sokakta. sonbaharın yanlızlaştırdığı parkta koşuşturan bir iki köpeğin çıkarttığı sesler yaren olur size. ahhh dersiniz ahhh. geçip giden zamanın hırsına öfkesine sevgisine mutluluğuna yetişemez ruhunuz. ömğr gibidir bazı aşklar.... Devamı

Öylesine

2014-04-21 05:47:00

uzun uzun lafları sevmem. hayatım boyunca da sevmedim. çok dostum yok ama çok bana ''dost'' diyen var. saflık var biraz bende, her ne kadar bazıları buna inanmasa da. yıllarca inandığım hissettiğim neyse ardında bekledim. ikincil oldum kimi zaman. ama yılmadım. yılmak kanımda yok ! gözüm kapalı dost ne derse yaptım yarını düşünmeden. kimileri kazanç saydı benden aldıklarını kimileri anlayamadı kazancının ne olduğunu. el verdim, akıl verdim yeri geldi yol verdim ama asla kötü olmadım olamadım kimse için. asla ''ah'' almadım aldırtmadım. (Rabbim bilsin) herkes kadar kullanıldım, herkes kadar kullandım eğer tabiri buysa ! zaman geçiyor ne siz kalıyorsunuz geçmişte diri ne ben kalıyorum gelecekte diri. o yüzden üç günlük dünyada kimse kimseden ''ah'' almasın. bizim sektör yanar döner bir sektördür. hani masaya gelen yanar dönerli meyve tabağı misali. her karakterden insan mevcuttur. iyisi de kötüsü de elbet vardır. adam olmak için hiç saymayın kendinizi. adam olursunuz ama aynı anda hiç kalırsınız ortada. öyle dışarıdan bakıldığı gibi pırıltılı değildir insanlar, öyle hinler vardır ki ! yedi mahalle öte dersiniz... ne varsa aklımda kalbimde hep ortadadır asla gerçek olana hayır değil demedim. o yüzdendir güzel insanlarla yolculuğum. aile gibi. sımsıcak. şefkati iliklerinize kadar hissedersiniz sonuna kadar. yeri gelir anne olurlar yeri gelir baba yeri gelir dost sırdaş kardeş. sırtınız yere gelmez. ama adam olmanız lazım. öyle osuruktan değil ama ! neyse selam olsun kalbinde azda iyilik olan herkese. ve selam olsun kalbi iyilikle dolu olan canlara.... Devamı

80lerdeLubunyaOlmak

2014-04-19 10:29:00

Ne zordur büyükşehirde yaşamak. Çalışmaktan selam vermeyi bile unutuverirsin. Hiç arayamazsın dostları, arkadaşları. Zamanla yoğunluğuna yoğunluk katar hayat. Derken iş ev arasında dört dönersin. Kısaca size son zamanlarımı özetledim :)   Ve nihayet zaman yaratıp uzun süredir gidemediğim tiyatrolara, sinemalara, konserlere ve sosyal çevreme balıklama daldım geçen hafta sonunda. Canım ortaokul arkadaşım Saliha Bulgan ile önce J.J. de (jolyjoker) Yaşar konserine gidip, balık istifi müzik ziyafetimizi çektik. J.J. de sürekli misafir balkonundan izlediğim  performansları bu sefer altaki büyük salondan izlemek zorunda kaldım. Tabii ki buna izlemek denirse. Maalesef seyirci bölümü, sahne düzeni, seyirci bakış açısı filan hak getire. Sahneyi bir iki zıplama hareketi ile görebildik :) ki çok kısa bir adam değilim. Şükürler olsun ki ses sistemi kusursuzdu başımız önümüze eğik bağıra çağıra şarkıları söyledik. Sonra diskolara barlara :)   Yazının giriş kısmı bitti…. Hemen şimdi asıl yazmak istediklerimde sıra. Bazılarının biraz canını  sıkabilir bu yazım ama umurumda da değil.    Bir çoğunuzun ön yargılarla yaklaşıp, yerlerinden yurtlarından etmek istediği, toplumdan dışladığı, insan olduklarını bile unuttuğu Transeksüel bireylerle alakalı olacak yazımın devamı. O yüzden ön yargılarla dolup taşan herkes şu saniye bu sayfayı kapatıp laylaylom hayatlarına geri dönsünler.    80lerde Lubunya Olmak isimli oyuna gitmek için sabırsızlanıyor ama bir türlü fırsat bulamıyordum. Sevgili Neşem Akhan ‘ında oyunda yer alması ve oyun hakkında duyduklarım beni o kadar çok heyecanlandırmıştı ki sevgili Saliha, Burcu Binbaşaran ve oyuncu dostum Kerem Paşaoğlu ile oyunun oynandığı Harb... Devamı

DERTLEŞMEK

2014-04-18 11:25:00

 Bu yazımı okurken lütfen beni hayal edin ve sanki karşınızdaymışım gibi hissederek okuyun. Ozaman şefkatinizi hissedeceğim.    Hayatım boyunca hep bocalamakdan ve yerimde saymaktan korktum. Hiç bir zaman dün olamazdım ben. Mesela eski arkadaşlarım beni uzun süre görmediğinde ilk karşılaşmamızda ''aaa ne kadar kilo almışsın'' yada ''aaaa ne kadar zayıflamışsın'' gibi yarım alma gönül alma muhabbetlerine mutlaka girmeliler. Asla ''yau seneler seni hiç değiştirmemiş'' dememeliler. Zaten bunu diyenler yalan söylemiş olurlar. Seneler beni sizi hepimizi iyi yada kötü değiştirmiştir. Kimse aynı kalma lüksüne sahip değil malesef. Dün düşündüklerimiz, bugün olmuş, yada olmamış olabilir ama biz hızla değişen hayatın sistemine yenik düşmüşüzdür. Ben Aydın 'da yaşadığım dönemlerde her ne kadar ufku geniş bir çoçuk olmuş olsamda İstanbul 'da hayatımın geri kalanını yaşayacağımı düşünemezdim. İmkansızlıklarınız olmuştur sizlerin de mutlaka. Benim imkansızlığım İstanbul 'du. Öyleki fakir ve dağılmış bir ailenin bireyi olmama rağmen hep yüzümde kocaman bir gülümseme mutlaka olmuştur. Hayata daima kocaman gülümsemiş olmam beni bugün bu öz eleştirileri yapabilecek bir kıvama getirmişdir.  Parayla mutluluk olmadığını bilenlerden olmuşumdur hep. Annem ve babam ben ortaokul dönemindeyken ayrılmışlardı. Buda sanki benim aradığım fırsatmış gibi ailemden hemen uzaklaşmış tekil bir hayat yaşamaya başlamıştım. Anneme yıllarca kızmıştım babamdan ayrıldığı için. Ama yıllar sonra anladım ki annem aslında babama fazlasıyla yıllarca katlanmış. Ailece güldüğümüz eğlendiğimiz tek şey rahmetli Kemal Sunal filmleriydi. Bir aile düşünün ki asla... Devamı

KRALİÇE MARGOT

2014-04-18 11:20:00

(18 Mayıs 2008'de yazılmıştır)    Efendim yatağıma uzandım ve yeni aldığım phılıps dvd ile ilk filmimi izlemek üzere bastım kumandanın play tuşuna. Yine uzun yıllar önce izlemem gereken ama ön yargılarımın olduğu bir film seçmiştim. Nedense sıkıcı bir film olduğunu düşünüyordum,ama yanılacak ve kendimden utanacak ve bir daha asla hiçbir filme ön yargılı olmayacağıma dair söz verecektim,filmin sonunda kendime :)       La Reine Margot filmimizin adı. Hemen söylemeliyim kostümler ve mekanlar o kadar kusursuzduki ağzım açık kaldı. Ana karakterler dışında yardımcı oyuncular ve figüranlarda cesurca oynamışlar ve fevkaladenin fevkinde bir film ortaya çıkarmışlar. Daha öncede cesur filmler izlemiştim ama bunun yeri ayrı kalacak bendenizde.    Filmde kim kiminle ne yapıyor anlamıyorsunuz ama o kadar cesur sahneler varki sonunda hepsini bir araya toparlayınca birden başınızda bir ampul beliriyor ve anlıyorsunuz neyin ne olduğunu. Filmi size şöyle özetliyebirim. Fransa ağustos 1572 de din savaşı yüzünden harap edilmiş. Kral dokuzuncu Charles de bu savaşın sonlanmasını sağlayacak planın kız kardeşi Margot'u Protestan olan Henri De Navarre'yle evlendirmek olduğunu düşünmeye başlar. Tabikide Annesi,erkek kardeşleri ve saray büyükleride böyle düşünmesi için baya bir zorlarlar dokuzuncu Charles'i. Düğün günü Parise binlerce protestan gelir davetli ve davetsiz olarak. Düğün olur ve altı gün sonra Margot'un annesi Catherina de Medic'in entrikaları ve kışkırtmalarıyla Aziz Bartholomew katliamı gerçekleşir. Düğün için Parise gelen binlerce Protestan zalimce ve gaddarca öldürülür. La Mole adlı bir Protestan kurtulur ve daha önce Margot'un sokakta sevişt... Devamı

BARIŞ MANÇO

2014-04-18 11:17:00

Barış Manço diye başlayan bir yazı beni o kadar heyecanlandırıyorki ellerim titiriyor gözlerim doluyor ama sonra yediden yetmişi ve adam olacak çoçukları hatırlayıp kocaman gülümsüyorum. Çünkü Barış abi asla ağlamamızı istemez ve dayanamazdı.      Bir nesil onunla büyüdü onu dinledi onu idol kabul etti kendine. Uzun saçları,ilginç yüzükleri ve cesaret gerektiren harika kıyafetleri ile Türkiye'yi modernleşme yoluna sokan kahramanlardan bir tanesiydi o. Gitmediği ülke gezmediği şehir nerdeyse kalmamıştı. Bir tek Türkiye'nin değil tüm Dünya'nın Barış abisiydi o. Adı gibi gittiği her ülkeye elinden geldiğince Barış'ı aşıladı. Belki onunla büyüyyen nesil ilkkez İngilizceyi,Almancayı,Fransızcayı ve en önemlisi Japoncayı ondan duymuş ve öğrenmişti. O bir KAHRAMANDI hepimiz için.    Birbirinden harika şarkılarıyla hepimizi ağlatmış yada güldürmüştür. Bir insan bir sürü insanın ağzına ''Oku Bakıyım AYI''  ve ''Arkadaşım Eşşek'' şarkılarını dolayabilirdi, oda BARIŞ MANÇO'ydu. Sizlere uzun uzun Barış Manço'yu yazmak anlatmak isterdim ama o tarihi kahramanı benim ne kelime haznem yeter anlatmaya nede aklım.    Üç Şubat Cuma günü Kadıköy Shaft Rock-Blues&Jazz Clubde Barış Manço'yu anma gecelerinden bir tanesi gerçekleşti. Bu güzel organizasyonu  Barış Manço 7’den 77’ye Doludizgin Barış ve Sevgi Derneği  ve pırlanta kalbli oğlu Doğukan Hazar Manço gerçekleştirdi. (Tabiki Batıkan Zorbey Manço'da var ama askerde olduğu için etkinlikde yer alamadı.)        ... Devamı

GİTMEK...

2014-04-18 11:10:00

  Varsayalım sen gittin bende gittim ? Ne olacak ? Ayrılık mı ? Kaçış mı ? İsyan mı ? Peki birbirimize verdiğimiz sözler ne olacak ? Hani süsleyip süsleyip birbirimize sattığımız o sözler. Sen başka ruhlarda ve bedenlerde olacaksında ben olmayacakmıyım ? Kaç bedende unutacaksın beni ? Kaç bedende unutacağım seni ? Hiç için sızlamayacakmı radyoda bizim şarkımızı duyduğun zaman ? Hiç içim sızlamayacakmı sensiz uyuduğum yatağımızda ? Seviyormuydun gerçekden beni ? Aşıkmıydım gerçekden sana ?     Hayat ne kadar hızlı değilmi sevgilim, unutulmuşum unutulmuşsun....   Gitmek kimi zaman kalmakdan daha mantıklıdır. Kalıp suratımıza maskeler takıp çok sevsekde, acılar çekip kıvranmamızdan daha iyidir. O gitme anları geldiğinde herşey tersine dönüp, o çok sevdiğiniz aşkınız, canınız bir anda dünyadaki en nefret ettiğiniz kişi oluverecekdir. Bunca zamandır geçirdiğiniz güzel günler aslında hiç yaşanmamışdır artık. En yakın arkadaşlarınıza kötüleme kampanyası açıp, sürekli kendinizi haklı çıkaracak açıklamalarda bulunursunuz. Düşmanınız sizin safınızdan bir arkadaşınızla görüşmeye devam ediyorsa ''ya o ya ben'' tavrınızı pat diye ortaya çıkarıverirsiniz, isteksizce. İsteksizce çünkü bu sizin için bir avantajdır aslında. Düşmanınızın hamlelerini, düşüncelerini ve ne kadar acı çektiği öğrenme şansınız olacakdır.     Ama en yakın arkadaşınız size bilgi yerine yalan yalnış şeyler vericekdir, çünkü arkadaşınız aslında yavşağın önde gidenidir. Siz sevgilinizle birlikde olduğunuz sürece onunla görüşmemiş, a... Devamı

BANA ÖYLE BAKMA...

2011-09-23 19:28:00

  Bana öyle Bakma Anlayacaklar İkimize Karşı Bu Dünya Bizi Anlamıyacaklar Bana Öyle Bakma Yaklaşma Bana Öyle Dokunma Bizi Anlamıyacaklar İkimize Karşı Bu Dünya Bizi Anlamayacaklar Bu Hayatta Bizi Böyle Yakamızdan Tutacaksa Hadi Böyle Yaşa Derken Kalbimize Sormuş mu Bu Hayatta Bizi Böyle Yakamızdan Tutacaksa Hadi Böyle Yaşa Derken Kalbimize Sormuş mu Bana Öyle Konuşma Kapıları Kapatma İkimize Karşı Bu Dünya Bizi Anlamayacaklar Beni Aşkla Aldatma Gerçeklere Kapatma Böyle Kırık Da Bakma Beni Daha Da Ağlatma Bu Hayatta Bizi Böyle Yakamızdan Tutacaksa Hadi Böyle Yaşa Derken Kalbimize Sormuş mu Bu Hayat Bizi Böyle Yakamızdan Tutacaksa Hadi Böyle Yaşa Derken Kalbimize Sormuş mu..     TEOMAN - İREM CANDAR...       Son dönemlerde bu güzel şarkının esiri oldum. Çok farklı isyankar ve asla kavuşamayan yasak aşkların şarkısı olduğuna inanıyorum. Kime göre yasak konusunuda bu yazıyı okuyan ender özel insanlar mutlak anlayacaklardır. Anlamayanlarda zamanı gelince zaten anlayacaklardır.... ŞARIKIYI DİNLEMEK İÇİN... http://www.dailymotion.com/video/xilj9w_teoman-bana-oyle-bakma-duet-yrem-candar_music   ... Devamı

GEÇMİŞE SİTEM...

2011-07-20 16:14:00

  Öyleki zaman herşeyi unutturuyor insana,sessizce. Her an aklımda kalır dediğim canlar zaman zaman rüyalarıma giriyor ve ağlatıyorlar kalbimi. Tevfik; bir yaz akşamı sünnet düğününe bir gün kala trafik canavarına kurban vermiştik. Benden yaşça küçüktü ama yüreği o kadar büyüktüki hep beni savunurdu ele güne karşı. Aydın'a sıkışmış kalmıştım o dönemlerde. Tevfik babamın en yakın arkadaşının iki oğlundan biriydi. Dünyalar tatlısı Tibet ve Tevfik benim o dönemki mahallede en güvendiğim oyun arkadaşlarımdı. Kolay kolay kimsenin oyunlara almadığı enteresan bir çocuk olduğum için onların değerini ve kiymetini çok iyi biliyordum. O iğrenç kaza gününün bir gün öncesi Tevfik'le aramız hafif açılmış birbirimize kırılmıştık. Ertesi günü eniştemle birlikte İzmir'in ilçesi olan Selçuk'a gitmiştik. Sıkıcı sıcak içimi yakan bir gündü. Akşam evin yoluna girdiğimizde bir kalabalık gördük arabayla olduğumuz için sokak değiştrip eve ulaşmıştık. Ben kapıdan adımımı attığımda annemde genelde cenazelerde takılan baş örtüsünü takmış evden çıkıyordu gözü yaşlı. Beni görünce sarılıp ağlamaya başladı.      -Sinan amcanın oğlu Tefvik ölmüş....      Neye uğradığımı şaşırdım. Yutkundum. Sustum. Öylece kalakaldım. Daha önce hiç sevdigim birini kaybetmemiştimki. Nasıl bir duygu içerisinde olduğumu kavrayamadan Tevfik'lerin evine doğru koşmaya başladım. Az önce arabayla giremedigimiz sokaktaki insan kalabalığını yararak yerde oturan Sinan amcanın önüne kadar geldim. Sinan amca beni görünce ayağa kalktı     -Engin artık kiminle top oynayacaksın !!!!!!!   ... Devamı

KARMAŞA...

2011-07-13 23:09:00

Zamanlaması yalnıştı bu ilişkinin.  Sancılı bir dönemde masum bir şekilde çıkmıştı karşıma.    -Daha adını bile bilmiyorum.! -Ne gerek varki adıma,önemli olan şu an burda olmam -Ama çok sarhoşum -Hayır şu an senin benim gözlerimde kaybolman ve aşka karşı durmaman gerekiyor -Gerçekten gidecekmisin -Evet. -Neden -Anlaşamıyoruz -Ama daha yeni tanışmıştık -Benim sorunlarım var -Benimde var -Gitmeliyim -Mutsuzmusun -Evet -Peki neden -Bilmiyorum kapıldım ama anlamsız hislerim -Aşka inanmıyormusun -Hayır -Beni korkutuyorsun -Sana aşık olmaktan korkuyorum -Aşk ? -Evet  -Sen mi ?  Aşk ve Korku -Bırakma beni -Sende beni bırakma -Sana ihtiyacım var -Benimde sana ihtiyacım var -Seni  -Seviyorum   Karmaşa içerisinde acılar çekmeye başlamıştım. Kıskanıyordum ve huzursuzdum. İlişkimiz yasak bir ilişkiden ibaretti. Çok sonra öğrendim beni terk etmişti. Artık Cihangir sokaklarında onu görmüyor ve hissetmiyordum. Sevgim artık kanayan bir yaraydı. Ağıtlar yakan kalbimi teskin etmek boş bir silüete kalmıştı..   KORKUYLA UYANDIM. YAŞADIĞIM HERŞEY BİR RÜYAYDI.... Devamı

EMEK SİNEMASINA EMEK VERELİM!...

2011-04-19 11:16:00

 İstanbul'un yağmurlu soğuk pazartesinden uzun bir aradan sonra tekrar sıcak bir Merhaba blogcu Dünyası. İş hayatımın yoğunluğu ve stresi bir süredir birşeyler yazmamı engelledi. Yazmak bence insanoğluna verilmiş en büyük hediyelerden biridir.Konuşamadığımız herşeyi yazarak halledebiliriz. Uzun lafın kısası bundan sonra tekrar sizlerle burada olmaya devam edeceğim...  Bu ilk yazımın konusu uzun süredir içime dert olan Emek sinemasıyla alakalıdır. Tiyatro oyunum olduğu için Pazar günü yapılan Emek sineması yürüyüşüne katılamadım. Ama sağolsun dostlarım an ve an bana bilgi verdiler. Şimdi o bilgileri sizlerle paylaşıp yazıma devam edeceğim.  ''Pazar günü sinema sanatçılarının ve sinema sevenlerinde olduğu yüzlerce kişi emek sineması için Beyoğlu'nda toplandı. Taksim meydanından başlayan yürüyüş İstiklal caddesinin görselliğini ve tarihi dokusunu bozan iş merkezinde son buldu. Protestoların  sloganlar ise ''Emek bizim İstanbul Bizim'' ''Bu daha başlangıç,mücadeleye devam'' ''Emek'ten Çıkın Alışverişmerkezini Yıkın'' oldu. Güvenlik görevlilerinin engelleme çabalarına rahmen alışverişmerkezine giren protestocular pankartlarda astılar. Ardından Emek sinemasına kilit takan sinemaseverler anahtarıda Meltem Cumbul'a verdiler.Protestocular arasında Atilla Dorsay,Şebnem Dönmez ve Ferudun Düzağaç bizim gördüğümüz sanatçılardı.''  Emek sineması 1924 yılından günümüze gelmiş tarihi bir mekan ve bu mekanı yıkıp yerine alışverişmerkezi açmak isteyen zihniyeti malesef algılayamıyorum. Birçok anlamlı gecelerinde oranize edildiği bu tarihi mekan için sadece bizlerin değil herkesin mücadele edip koruması ve yarınlardaki nesil... Devamı

BEST MODEL OF TÜRKİYE 2009

2009-10-06 03:50:00

Merhaba Nasılsınız bakalım.Beni soracak olursanız iyim ama azcık yoğun çalışıyorum ve bu yüzden sizleri ihmal ediyorum bunun farkındayım.Ama fırsat buldukça sizlere yazabilmenin keyfine varıyorum. Efendim lafı uzatmadan hemen başlıkda yazdığım üzere Best Model Of Turkiye 2009 dan bahsetmek istiyorum.Bir arkadaşımın hatırlatmasıyla hemen Kanal1 zaplayıp baştan sona kadar yarışmayı izledim efendim.Öncelikle 21.si yapılan bir yarışma olmasına rahmen hala daha amatörce yayınlanması yada bize öyle ulaşması beni çok üzüyor.21.si yapılan bir yarışmanın reklamının iyi yapılması gerektiğini düşünüyorum ama ben programı arkadaşımdan duyuyorum.Burda tabikide Erkan Özerman'ı suçlamıyorum kanalların para ve reklam kaygısı artı reyting sorunu bu harika olması gereken yarışmayı ikinci plana atıyor.Erkan Özerman bu muhteşem yarışma için eminim çok emek harcıyor ama biz bunu hakketmiyoruz. Yarışmanın uluslar arası bir program olması gerekirken ve büyük bir sükse yapması gerekirken çok sönük geçiyor.Öyle sönük geçiyorki Erkan Özerman programda emeği geçen insanlardan birini sunduğunda kimse alkışlamıyor ve Erkan Özerman ''sizler için bu kadar emek harcayan insanları bu kadarmı alkışlıyorsunuz'' diyor ve ekliyor ''bu iş boza işi değil vefa işi vefasızlık yapmayın'' diye izleyiceleri tatlı sert fırçalıyor.Organizasyon akıcı gitmiyor,sıkılıyor daralıyorsunuz.Linet,Sibel Gökçe,Nil Burak şarkılarıyla renk katmaya çalışıyorlar ama gelen izleyici o kadar donuk ki onlar bile hak ettikleri alkışı alamıyorlar.Sunuculardan Cenk Eren programı akıcı kılmak istiyor ama oda başarılı olmuyor.Finalde bile geçen senenin birincileri sahnede yapmaları gerekeni akıcı yapamıyorlar.Sürekli bir aksaklık söz konusu.Belki ben ab... Devamı

01.02.1984 BEN DOĞDUM :)

2009-04-26 17:06:00

26 Nisan 200917:06 itibarı ile 01 Şubat 1984Bir Çarşamba günü dünyaya geldinSen doğalı 307 ay geçtiSen doğalı 1.316 hafta geçtiSen doğalı 9.216 gün geçtiSen doğalı 221.200 saat geçtiSen doğalı 13.272.006 dakika geçtiSen doğalı 796.320.684 saniye geçtiŞu anda 25 yaşındasınBir sonraki doğum gününe 280 gün varBir sonraki yeni yıla 249 gün varHicri takvime göre doğum tarihin 29 Rebiü'l-Ahir 1404Tahmini ana rahmine düşme tarihin 27 Nisan 1983Şuan için Dünyadaki insan nüfusu : 6.943.881.337Ortalama Türk erkeği ömrüne 41 yıl uzaktasınOrtalama gelişmiş ülkelerdeki erkek ömrüne 47 yıl uzaktasınOrtalama Türk kadını ömrüne 46 yıl uzaktasınOrtalama gelişmiş ülkelerdeki kadın ömrüne 54 yıl uzaktasınAllah uzun ömürler versinSenin yaşına eşit bir ördek 7 yaşındaSenin yaşına eşit bir keçi 5 yaşındaSenin yaşına eşit bir kedi 13 yaşındaSenin yaşına eşit bir at 14 yaşındaSenin yaşına eşit bir balina 128 yaşındaKova burcundansınBurç taşın Mor YakutBurç Uyumlarıİkizler, Terazi burçlarıyla uyumun çok iyi.Yay, Oğlak, Balık, Koç burçlarıyla uyumun iyi.Yengeç, Başak, Kova burçlarıyla uyumun orta.Boğa, Aslan, Akrep burçlarıyla uyumun kötü.Burcuna göre çiçeğin KardelenKardelen kıştan sonra ilk olarak açan çiçeklerden biridir ve ilkbaharın gelişini haber verir. Mutlu kova, çimenleri parlak renkleri ile dolduran ve daha şubat ayında etrafa güzel kokular yayan bu çiçeği çok sever.Kova burcunun ünlüleri;Serdar OrtaçJames DeanPaul NewmanFranz SchubertJules VerneEva BraunMia FarrowSylvia KrystelAjda PekkanCandan ErçetinHarika AvcıMehmet Ali ErbilRauf DenktaşCharles DarwinCharles DickensClark GableAbraham LincolnNorman MailerRonald R... Devamı

UNUTULMAK....

2009-02-25 14:27:00

Malesef unuttuyoruz.Ama düşündükçe daha dün gibi aklımızda olan kayıplarımız.Canım arkadaşımın kaybının bilmem kaçıncı ayı oldu.Ben her hafta sonu yine eğleniyor yine gülüyorum.Unutuyorum ama unutmak istemiyorum.Peki yaşamakmı gerekiyor nice nice acıları anlamsız bir saatte hiç beklenmedik bir anda. Oysa o gitmeden önce her seferinde onunla muhabbet eder dertleşirdik.Kendimizce şakalaşır gelecek hakkında konuşurduk.Ve memnunduk hayatımızdan.Kim diyebilirdiki iki üç kurşun hayatlarımızı değiştiricek.Aylarca konuşanlar programlar sunucular neredeler.Kim ne söyledi son dönemlerde.Hiç...sadece kocaman bir hiç... Beni bile korkutan bir fırtına bu.Dostumun arkasından haykırdım.Keşke sen hep aynı sen kalsaydın.Keşke sen çok paralar kazanmasaydında şimdi bizler sensiz kalmasaydık.Yazıkki gittin sessizce.Üzülüyorum,korkuyorum ya bir gün seni gerçekten unutursam.Ya aklıma gelmezsen ya ben ben ben korkuyorum.... Düşünüyorum bende gidince umarsızca bu dünyadan dostlarım benide unutacaklarmı sinsice.... SEN DAİMA KALBİMİN BİR KÖŞESİNDE SESSİZCE BEKLEYEN OLUCAKSIN.HAYAT KÖTÜYE GİTTİĞİNDE HATIRLAYACAĞIM BELKİ SENİ BELKİDE HEZAMAN GÖZLERİMİN ÖNÜNDE OLUCAK SİLÜETİN...PİŞMANLIK DUYMADAN ÖNCE UNUTMAYIN UNUTTURMAYIN...EDİTÖR:ECK Devamı

HATIRLIYORMUSUN...

2009-01-06 01:18:00

Hatırlıyormusun,bana hep gitme derdin,ben sözümde durdum,ya sen.Gittiğin o günden sonra,bolkonumdaki kuşlarda gitti,yaşama dair ne kadar renk varsa beni saran,hepsi artık matemli siyaha dönüştü sen gidince.Sensiz yanlız akşamlarda,uyku girermi gözlerime,sayıklarım ismini,neredesin aşkım diye.EDİTÖRÜ  E.C.K Devamı

BU YIL...

2009-01-06 01:09:00

Bugün senin terkedişinin birinci yıldönümü,ben hala senin tutkunun, ve ben hala senin esirinim,bittim ve gittim.Kedim ve yavrularıda gitti,sanırım bu yıl bende çok uzaklara gidicem.Evimizi satılığa çıkardım,içindeki tüm eşyalarıyla,sadece bir ceket,ve sararmış fotoğraflar yanımda.Özlüyorum özledikçe seni,gittiğim heryerdede özleneceksin,özledikçe özlüyorum seni,engin masalı misali.Bu yıl saçlarıma aklar bile düştü,yaşlandım,yaşlandıkça daha çok özledim seni,özledikçe yaşlandım,sanırım bu yıl ölücem....Editör:E.C.K. Devamı

GEÇ OLSADA BİR DOSTUN ARKASINDAN...

2008-12-30 06:01:00

Herkes yazdı çizdi.Hiç alakası olmayan insanlar olayın içine girdi ve yorumlar yaptılar.O kadar çok konuşulduki biz gerçek dostları ağzımızı açamadık.Ağzımızı açamadığımız gibi yapılan o çirkin yorumları bile engelleyemedik.Kanal kanal gezemedik malesef.Acımızı yaşayamadık sessizce.Köşemizde yoktu gazetelerde manşet yapacak paramızda.Vay be bizim arkadaşım neymişde bizim haberimiz yok dedik zaman zaman.Zaman demişken keşke zamanı geri alabilsem keşke o korkunç gecenin sabahı yaşanmamış oldurabilsem.Sevgili arkadaşımın adını bile yazamıyorum buraya.Yazsam şok şok,flaş flaş diye haberlerde ve gerekli gereksiz programlarda yer edinecek yazdıklarım.Böyle yazıyorum diyede yanlış anlamayın.Ben hiçbirşey bilmeyen dostlarındanım.Hani o telefonlarda konuşanlar kadarda yakın değilmişim meğerse.Oyyy oyyy Anacığının yakarışları kulağımda hala.İçim acıyor her seferinde sessizce ve kimsesizce.Aslında çok şey yaşamak değilmiş dostluk.Her dakika yan yana olmak hiç değilmiş.Bazen bir bayram mesajı bazen bir merhaba bazen bir içki ısmarlama bazende '' ne olacak senin bu güzelliğin'' demekmiş.Oysa biz aynı iş yerinde çalışmıştık aylarca.Ayrıldıkdan sonra o iş yerinden müşterisi olup çıktıp onun sayesinde.İnsan güleryüz arar gittiği yerde.Hep güler yüzlü hep sempatik hep İYİYDİ.Anlattıkları gibi gizliden bir iş yapan adam değildi.Dediği dedikti.Hem kimeneydi yaptığı yada yapmadığından.Madem bu korkunç saldırının azmettiricilerini biliyorlar o pek yakın dostları neden emniyet güçleriyle paylaşmadılarda bir sürü programlarda güya konuştular.Biliyordunuzda neden sustunuz.Neden medyaya konuşacak cesarete sahipsin.Medya emniyetmidir...  Önce şoka girdim.İnanamadım olanlara.Hala inanamıyorum ya.Ellerimizle toprağın altına ebedi mekanına koyarken kefenli vücudunu yin... Devamı

En güzel hediyeler Stefanel'den...

2008-12-27 15:00:00

Yılbaşında sevdiklerinize en güzel hediye Stefanel’den… Kadın ve erkek koleksiyonlarında ayrıcalıklı ve seçkin çizgileriyle göz kamaştıran Stefanel’de,  yılbaşı için farklı hediye alternatifleri %30 indirim fırsatıyla sizleri bekliyor. Yeni yıla güzel bir başlangıç yapmak ve sevdiklerinizi mutlu etmek için Stefanel mağazalarına uğramanız yeterli.Birbirinden farklı ve şık trikoları, etekleri, montları, elbiseleri ve dikkat çekici aksesuarlarıyla, 2008 sonbahar kış sezonunda geçmişe yolculuk yaparak nostalji tasarımlarıyla damgasını vuran Stefanel, mağazalarında Aralık ayına özel avantajlar ve sürprizler de sunuyor.Farklı çizgilerin bir arada kullanılmasıyla şıklığın ön planda olduğu sonbahar/kış koleksiyonunda beyaza çalan grinin tüm tonları, siyah, kırmızı ile daha yumuşak tonlar olan lila, mor ve yeşil renklerden oluşan geniş koleksiyonunda beğendiğiniz bir parçayı Aralık ayına özel avantajlarla sahip olabilir ya da sevdiklerinize yılbaşında hediye alarak sürpriz yapabilirsiniz. Ayrıca tüm Stefanel mağazalarında %30 indirim avantajından da yararlanabilirisiniz.Yılbaşında sevdiklerinize farklı hediye alternatifleri sunmak istiyorsanız, Stefanel mağazalarından birine mutlaka uğramalısınız...... Devamı

Türkleri Anlama Sanatı

2008-12-27 14:23:00

1: Hesap ödeyen erkek, hesabı ödemek için gereken işlemi masanın altında yapar.Türk erkeği ödediği hesabı masadakilerin görmesini istemez. Eğer görürlerse ayıp olacağını düşünür ve karşıdakilerin 'Ulan amma da görgüsüz herif, hem ısmarlıyor hem de hesabı gözümüze sokuyor' demesinden çekinir. Böyle bir davranışa bir de Eskimo erkeklerinde rastlanılabilir. 2: Türkiye'de ilk, orta, lise, üniversite, yüksek lisans, doktora fark etmez, sınav kağıtları dağıtılırken, bir öğrenci mutlaka 'Hocam istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?' sorusunu sorar. Aynı öğrenci, öğretmen haftaya sınav yapacağını bildirdiğinde kaçıncı sayfaya kadar sorumluyuz hocam' sorusunu soran ama yine de sınava çalışmayan öğrencidir. 3: Tüm ısrarlara rağmen misafir 'Yemeyeceğim yeter!' diyorsa, Ev sahibi son kozunu değerlendirir ve ilahi gücü cümle içinde kullanıp Bak Allah'ın adını verdim' diyerek misafiri köşeye sıkıştırır. Misafir bunun üzerine midesi dolu olsa da, ilahi kudret korkusundan mıdır kaçış yolu kalmamasından mıdır, ne var ne yoksa bir çırpıda yer. 4: Üzerinden araç geçsin ve temizlensin diye işyeri paspasları cadde ortasına fırlatılır. Sinek avlayan esnaf Türkiye'de temizlik hastası kesilir.Alır eline hortumu baştan aşağı dükkanının bulunduğu caddeyi, kaldırımları bir güzel sular. O da yetmez, yandaki caddeleri ve sokakları da sulamayı iş edinir. O arada paspaslar da temizlikten payını alır. 5: Misafirlikte kolonya ikram edilirken büyüklerin ellerine çocukların kafasına dökülür. 6: Durakta değil de, her el kaldıran yolcu gördüğünde duran otobüse halk otobüsü denir. Halk otobüsü halkı kırmaz, durur. Halk otobüsünün belediye otobüsünden tek farkı budur. 7: Şeh... Devamı

2 TONLUK ANNENİN SEVGİSİ...

2008-12-17 17:40:00

2 TONLUK ANNENİN SEVGİSİ... Henüz 18 günlük ama o Almanya'nın yeni gözdesi. Yavru su aygırının annesiyle yüzmesi olay oldu. Berlin Hayvanat Bahçesi'nde dünyaya gelen "minik su aygırı", birkaç yıl önce, yavru kutup ayısı Knut kadar "meşhur" olma yolunda. Yüzlerce meraklı hayvanat bahçesine koştu ve yavrunun, devasa boyutlardaki annesi Khaty ile yüzmesini seyretti. ... Devamı

TASARIMDA SINIR TANIMIYORLAR...

2008-12-17 17:11:00

YOUNiiK® - Avrupa'nın son Lifestyle-Trendi şimdi Türkiye'de Avrupa'da daha fazla stil ve kişisellik için mutlak bir trend ürünü haline gelen YOUNiiK®, gençleri her geçen gün etkisi altına almaya devam ediyor. YOUNiiK®  - Nisan 2007'den bu yana CEP telefonlarını ve diğer elektronik cihazlarını giydirerek Cep telefon aksesuarlarında bir boşluğu dolduruyor. YOUNiiK® Outfit'ler özel, tam uyumlu ve yüksek Alman kalitesinde dizayn folyolarıdır. Müşteriler uluslararası tanınan motifler, Batman, Tweety vb veya diğer lisanslı tasarımlar arasında cep telefonları, oyun konsolları ve diğer elektronik cihazları için zevklerine uygun dizaynları seçebiliyor. YOUNiiK® her cep telefonunu özel tasarlanmış, trend bir aksesuara dönüştürüyor ve aynı zamanda cihazın yüzeylerini koruyor. YOUNiiK®'ler Avrupa'da uzun zamandır gençlerin ve genç kalanların gözdesi olmuş durumda. Şimdi YOUNiiK®'ler yalnızca  www.youniik.com.tr  üzerinden Türkiye'de sunulmaktadır.  Artık cep telefonu sahibi olmak gayet normal bir durum ve bir çok kişi birden fazla cep telefonuna sahip. Bu sebeble artık sadece cep telefonuna sahip olmak kullanılacıların kendilerini farklı kılabilecekleri bir ürün değil. Günümüzde bu Community kendilerini büyük bir kitleden farklı kılacak imkanlar aramakta.YOUNiiK® Outfit'ler tam bu ihtiyacı karşılamakta. Bu yeni trend-lifestyle ürünü sürekli güncelleştirilen, yenilenen modada olan motiflerle herkesin zevkine uygun ve kendisini kitleden farklı hissettireceği bir cep telefonu sahibi olmaya fırsat veriyor. Ayrıca MP3 Çalarlar, Laptop'lar, Oyun konsolları, İPod'lar ve PDA'lar da YOUNiiK®'le çok özel bir aksesuara dönüştürülüyor. YOUNiiK® ekibi her zevke hitab edebilmesi için s... Devamı

BÜYÜK USTA MÜNİR ÖZKUL AĞIR HASTA...

2008-11-14 20:40:00

Babamı hasta yatağında rahat bıraksınlar  Türk sinemasının usta oyuncusu Münir Özkul’un kızı Güner Özkul babasının sağlığının iyi olmadığını belirterek, yaşadığı sıkıntıları anlattı:Özkul “ Babam artık yardımsız yürüyemiyor. Akciğeri su topluyor. Babam insan içine çıkacak durumda değil. Geçenlerde İbrahim Tatlıses ile tartıştık. ’Ben babanın elini öpmek istiyorum kamera yok’ dedi. Ben de ’Eşine iletirim sizi arar’ dedim. O da bana ’Eşi odaya kitliyormuş. Münir Özkul halkın malıdır bizden saklayamaya hakkı yok. Ben gelip İbo Show’un kameralarıyla çekeceğim herkese ibret olacak üstüne de Hababam Sınıfı’ndan ağlamaklı sahneler koyacağım’ dedi. Bunun üzerine ben de ”Neyin ibreti. Babam tek başına bile hareket edemiyor. İnsanlar bunu mu bilsin’ diyerek sinirlendim. ’Ben eşiyle konuşur size dönerim’ dedim. Tatlıses ‘Eşini ikna etmeye çalış. İbo Show’a mutlaka çıkarmalıyız’ dedi. Bu mümkün değil. Babam artık bir bebek gibi bakım istiyor. O hiçbir yere gidecek hiç kimseyle görüşecek durumda değil. Onu rahat bıraksınlar. Babam artık filmlerdeki eski haliyle hafızalarda kalmak istiyor.” Babamın ilacı Numan Abla Güner Özkul babasının yardımsız yaşayamaz halde olduğunu belirterek şunları söyledi: “Numan abla 25 yaşında babama aşık oldu. Bugün 55 yaşında. Bir gün olsun ’of’ demedi. Muhteşem bir insan. Babam para içinde yüzmüyor ama geçimini sağlayabilecek bir durumda. Evleri var ikisinin de emekli maaşı var. İkisi de şanslı. 3,5 yıldır kameralardan uzak. Babam son 2 ayda birden değişti. 2 ay önce Amerikan Hastanesi’ne gitmiştik. Bir yerde tango müziği duydular. Babam, Numan abla ile dans etmişti. Onu kameraya çektim. Ama artık onu ... Devamı

TARİH...

2008-11-05 17:14:00

HARRY HARDİNG LİSESİ İLK SİYAHİ ÖĞRENCİSİ OLAN DOROTY COUNTS OKULDAKİ BEYAZ ÖĞRENCİLER EZİYETLERİNE SADECE 4 GÜN DAYANABİLDİ.ŞİMDİLERDE İSE...Obama'dan zafer konuşması...ABD'nin yeni başkanı Obama zafer konuşmasını yaptı. Obama, "Amerika'nın hala her şeyin mümkün olduğu bir ülke olduğundan, kurucularımızın rüyasının günümüzde hala canlı olduğundan halA şüphesi olan, demokrasinin gücünü hala sorgulayan birileri varsa, bu gece size cevaptır!" dedi.ABD'nin 44'üncü başkanlığına seçilen ve ülkenin ilk siyah başkanı olarak tarihe geçen Barack Obama, "Amerika'nın hala her şeyin mümkün olduğu bir ülke olduğundan, kurucularımızın rüyasının günümüzde hala canlı olduğundan hala şüphesi olan, demokrasinin gücünü hala sorgulayan birileri varsa, bu gece size cevaptır!" dedi.Chicago'da kendisini bekleyen onbinlerce kişilik taraftar topluluğuna, kurşun geçirmez camların arkasından seslenen Obama, ABD başkanlığını kazanmasının ardından ilk zafer konuşmasını gerçekleştirdi.Obama, ABD'den şüphesi olanlara karşı genç, yaşlı, zengin, fakir, Demokrat Partili, Cumhuriyetçi Partili, siyah, beyaz, Hispanik, Asyalı, Amerikan yerlisi, eşcinsel, eşcinsel olmayan, özürlü ve özürlü olmayan bütün Amerikalılar tarafından, Amerikalılar'ın, sadece bir bireyler topluluğu, kırmızı ya da mavi eyaletler topluluğu olmadığı, daima "Amerika Birleşik Devletleri" olduğu ve olacağı mesajının verildiğini vurguladı.Dinleyicilerin büyük kısmının, Obama'nın konuşmasını göz yaşları içinde dinlediği görüldü. Obama, "bu seçim, bizim alaycı ve şüphecilere cevabımızdır. Bu gece yaptığımız şey, Amerika'ya değişimi getirdi" dedi.MCCAIN'E TEBRİKCumhuriyetçi Partili rakibi John McCain'den tebrik mesajı aldığını söyleyen Obama, McCain'in se... Devamı

TARİH...

2008-11-05 16:58:00

SOPHİA LOREN ŞEREFİNE VERİLEN PARTİDE  ZEKİ MÜREN'DE DAVETLİYDİ.LOREN VE MÜREN PARTİ BOYUNCA BİRBİRLERİYLE SOHBET ETTİLER. 26 NISAN 1974 Devamı

TARİH...

2008-11-05 16:53:00

YÖNETMEN JOHN HUSTON AYTEN GÖKCER'E 05 SUBAT 1974 ROL TEKLİFİ YAPIYOR.GÜNÜMÜZDE İSE ÜNLÜLERİMİZ SKANDALLARIYLA GÜNDEME GELİYOR. Devamı

GEÇMİŞE ÖZLEM...

2008-09-14 05:04:00

 Bazen sevgi yetersiz kalıyor yaşamaya.Elini uzatıyor kalbini sonuna kadar sunuyorsun karşındakine oysa kiralık bir daire gibi hoyratça kullanıp her duvarına toblo asıp güzelleştirmek amaçlı çivileri çakıyor.Bazen sert bir yüzeye denk gelip duvarın sıvasını parçalıyor amaç güzelleştirmek.Kiraladığı daireyide ev sahibine haber vermeden terk edip gidiyor bir gece vakti.Yıllar geçmesine rahmen ben hala aynı yerde o dairenin içinde büyük bir özen ile oturuyorum.Ev sahibinin haberi bile yok ama ben o dairenin içinde bir tek çivi çakmadan oturuyorum. Hayallerim vardı oysa sizler gibi.Bende her sabah uyandığımda yanımda ayıcığımla annemin sıcacık gülümsemesi ile merhaba demek istiyordum sabaha.Oysa her gece sabah her sabah gece olacakmış kaderimin düşüncesiyle.Hayatın bir kenarından tutup onu asla bırakmadan her gece günaydın her sabah iyi geceler dedim sessizce... Ağladım gözlerinin içine bakıp ama sen uyuyordun o vakit.Gardenyanın soğuk parkelerinde şişman kediydi derdimi dinleyen.Uzakta kalmış bir köpek yavrusu misali ağaçların arkasına sindim kendimce.Sen unutmak istedin unuttun.Ben yaşamak istedim öldüm....Sabahın kör güneşinde kendime geldim sakince.Ellerimde ip boğazıma sokulmuş sinsice.Dakikalar kalmış uyanmamak üzere gidişlerimi.Son bir çığlık kalbimin en köşesinde.Sanmaki ben acizim.Hayır ben sadece.... Seviyorum seni BIDIK....Geçmişe Özlem....EDİTÖR E.C.K. Devamı

BUYRUN BURDAN YAKIN...

2008-08-22 15:40:00

YORUMSUZ OLARAK ALINTIMI SİZLERLE PAYLAŞIYORUM EFENDİM BUYRUN BURDAN YAKIN.....Batman’da AB’li konuk öğrencilere ‘Nataşa’ yakıştırması Arif ARSLAN/BATMAN, (DHA)  AVRUPA Birliği Eğitim ve Gençlik Programları ‘Gençlik Değişim Projesi’ kapsamında Batman'a gelen Litvanya, Letonya ve Romanya’dan 18 öğrencinin, gezmek için götürüldükleri Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tesislerine, kızların kıyafetlerinin ‘fazla açık’ olduğu gerekçesiyle alınmadığı iddia edildi. Projenin Batman sorumlusu Seyhmus Özbek, kız öğrencilere TPAO’nun güvenlik görevlilerinin ‘Nataşa’ yakıştırması yaptığını belirterek, “Bize, ‘aracınızdaki bu Nataşaların işi ne? Tesislerimize Nataşaları almıyoruz’ diye yaklaşım gösterdiler” dedi. TPAO Güvenlik Sorumlusu Necati Adıyaman ise, “Kapıdaki elemanlarımız onları yanlış anlamış olabilir. Sadece AB’li konuklara değil herkese yönelik bu uygulamamız var. Yanlış anlaşılma varsa heyetten özür diliyoruz. Konuklara ‘Nataşa’ denilip denmediğini de araştırıyoruz” diye konuştu. Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları ‘Gençlik Değişim Projesi’ kapsamında 17- 23 Ağustos tarihleri arasında Batman’da ağırlanan Litvanya, Letonya ve Romanya’dan yaşları 18 ile 22 arasında değişen 18 kişilik grupta bulunan 9 kız öğrencinin ‘açık’ kıyafet giydikleri gereçesiyle ‘Nataşa’ yakıştırması yapılarak TPAO tesislerine alınmadığı iddia edildi. Projenin Batman sorumlusu öğretmen Şeyhmus Özbek, Batman Lisesi Tiyatro Grubunun ‘Çirkin Ördek’ adlı projesi kapsamında AB’li gençleri bir hafta süreyle kentte konuk ettiklerinde karşılarına bir dizi problem çıktığını söyledi. ‘NATAŞAL... Devamı